Duanın Kabulü Büyük zatlar, bir kimse dua ettiği zaman 7 kere "Yâ Vehhâb" dese o kimsenin duasını Allah teala kabul eder, demişlerdir. (7)
Evden ÇıkarkenOkunacak Dua "Bismillahi tevekkeltü alallah, velâ havle velâ kuvvete illâ billah." (Allah'ım ismiyle, Allah'a tevekkül ettim. Kuvvet ve ibadet ve taat yapmak ancak Allah'ın yardımıyladır.)
Ezandan Sonra Okunmasını Tavsiye Ettikleri "Allahumme rabbe hâzihî'd-dav'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'd-derecete'l-vâsiate ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. (6) (Ey bu tam davetin sahibi ve kılınacak namazın Rabbi, Muhammed Aleyhisselâm'a vesile ve fazileti ver. O'nu kendisine vaadettiğin Makam-ı Mahmud'a eriştir." İşinde sebat eden, nimetine şükreden, ibâdetini güzel yapan, doğru konuşanlardan eyle! Sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!
Hafızayı Kuvvetlendirmek İçin "Allahummerzukna hıfzal mürseliyn ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bikeramike ya ekremel ekramiyn vebirahmetike ya erhamerrahimiyn." Seher vaktinde 70 kere 1 ay okumaya devam edilirse Allah'ın izniyle devam edenin hafızası kuvvetli olur.
Hastalığın Allah'ın izniyle sıhhate dönüşmesi Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine : 112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi" 3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür. "Yâ Selâm" Her kim bu ismi 161 kere hasta üzerine okusa o hasta sihhat bulur. (7)
İhtiyacın karşılanması sıkıntının giderilmesi Bir şey isteyen, düşman elinde bağlı kalan, rızkında darlık olan, ticaretinde ve kazancında çokluk ve kârlıllık olmayan veya seyrü sülûkünde her hangi bir fethi olmayan kimse üç gece veya yedi gece boyunca gece yarısı abdest alıp ve iki rekat namaz kılıp başını açarak ellerini havaya kaldırarak "Yâ Vehhâb" dedikten sonra ihtiyacını Cenab-ı Hakk'a arzetse Allahü teala onun ihtiyacını karşılar, sıkıntısını giderir.
Bir kimse perşembe günü duha namazını kıldıktan sonra hiç kimse ile görüşmeden, konuşmadan "Yâ Semi" ismini 100 kere okuyup Allahü teala hazretlerine hacetini arzeylerse Hak teala onun ihtiyacını giderir.
Daima düşünceliydi. -Susması konuşmasından uzun sürerdi. -Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı. -Dünya işleri için kızmazdı. -Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. -Kötü söz söylemezdi. -Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. -Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. -Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: -Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı. -Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. -Hoşlanmadığı birşey hakkında susardı. -Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı. -Kimsenin kusurunu araştırmazdı. -Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. -Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi. -Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; bir şeye ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi. -Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. -Her zaman ağırbaşlıydı. -Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı -Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. -Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; Ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir,vakar ve sükunetle rahatça yürürdü. -Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. -Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!" -Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu. -Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. -Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. -Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi. -Önüne ne konulursa yerdi. -Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. -Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. -Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi. "İlahî, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.” -Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
ALLAH'ım SEN benim RABBim, HALIK'ım ve MA'BUD'um olduktan sonra, iki dünyanın hayatınıda kaybetsem ve kainat bütünüyle bana düşmanlık da etse, ehemmiyet vermemeliyim.çünkü ben SEN'in kulunum; SEN'de benim RABBimsin.niyaz ediyorum EY HALIK'ım, EY RAZIK'ım, EY MALİK'im, EY MUSAVVİR'im!
YA İLAHİ! Bana merhamet et YA ALLAH, YA RAHMAN, YA HANNAN, YA MENNAN, YA DEYYAN!
Günahlarımı bağışla YA GAFFAR, YA SETTAR, YA TEVVAB, YA VEHHAB! Beni affet YA VEDUD, YA RAUF, YA AFÜVV, YA GAFUR! Bana lütufta bulun YA LATİF, YA HABİR, YA SEMİ, YA BASİR! Bizi dosdoğru yola hidayet eyle YA RAB, YA SAMED, YA HADİ! Bana fazl ve ihsanda bulun YA BEDİ, YA BAKİ, YA ADL, YA HU!
KALBimi İMAN ve KURAN nuruyla canlandır YA NUR, YA HAK , YA HAYY, YA KAYYUM, YA MALİKE'L MÜLK, YA ZELCELAL-İ ve'l-İKRAM, YA EVVEL, YA AHİR, YA ZAHİR, YA BATIN, YA KAVİ, YA KADİR, YA MEVLAM!!!
ALLAH'ım! Kıyamete kadar bu isimlerle DUA eden ebedi bir dilimin olmasını temenni ediyorum. AMİN AMİN AMİN...
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Gecenin son üçte birinde, Allah Teala her gece en alt semaya iner ve şöyle buyurur: Dua eden var mı, duasını kabul edeyim! Benden hacet isteyen var mı, isteğini yerine getireyim! Benden mağfiret dileyen var mı, onu mağfiret edeyim!"